Milano – Sanremo 2017

Her ne kadar sezon güney yarı kürede açılmış sonrasında Arap Yarımadasındaki çöl manzaralı yarışlarla devam etmiş, kıta Avrupasında Şubat ortasındaki klasiklerle heyecanlandırmışsa da asıl açılış bu hafta sonu Classiciccima yani Milano-Sanremo ile yapılacak!

 

Anıtsal Klasiklerin (The Monuments Classics) de ilki olan Milano-Sanremo aynı zamanda ilkbaharın gelişinin de müjdecisi, bir nevi yol bisikletinin cemresi diyebiliriz!

 

UCI’nin 260 km üzerinde herhangi bir yol bisikleti yarışı pedallanamaz kuralının özel izinle delindiği 108. kez pedallanacak La Primavera bu sene 291 km uzunluğunda; hatırlatalım: Geçen sene Arnaud Demare’ın kazandığı yarışta dağ geçitlerinde yaşanan heyelanlar yüzünden rota 4 km daha uzamış, pedallar 294 km boyunca dönmüştü.

Anıtsal Klasiklerin İlki, Melano-Sanremo ile yol bisikleti sezonu resmen açılmış oluyor; yarış tam 291 km uzunluğunda ve 7 saatin altında bir izlence bizi bekliyor!

 

Milanodan başlayıp yarışa ruhunu katan üç tırmanış geride bırakılarak Sanremonun Via Roma meydanında sona erecek yarışın 260 km’si takımlar bütünlüklerini günün ikinci tırmanışı Cipressa geçidine (5600 metre uzunluk, ortalama %4 eğim) dek korumaya çalışacak; sonrasında Sanremoya yol veren Poggio tırmanışında (3700 metre uzunluk, ortalama %3,7 eğim) İtalyan pedalların inişte fark yaratmak için ataklarını izleyeceğiz. Ama asıl bizi heyecanlandıran kısım Cenovaya inildiğinde pelotonu selamlayacak enfes Ligurya Denizi manzaraları ki, burada heyecan yükseliyor.

Takvimdeki en ve tek uzun, 291 km, yarışın kaderini belirleyen iki tırmanış da yarışın sonunda, 260. km’den itibaren yer alıyor. Gelişen bisiklet teknolojisi, takım ve sporcuların idman, beslenme ve taktiklerinin de gelişmesiyle birlikte yarışın ilk tırmanışı Passo del Turchino artık yarışın sadece ortasında geçilen bir geçit; önemli olan tırmanış tabii ki Poggio!

 

Favoriler mi? Birçok isim var ama ne fark eder ki? 2008 yılında Fabian Cancellara’nın kaçışından beri yüce ve affetmez pelotonun gazabından kaçıp tek başına, yakalanma korkusu olmadan zafer pozu veren kimse yok; 2014 yılından beri izlediğimiz sürekli toplu sprint bitişi, bu sebeple fazla ümitli olmamakla birlikte olağan şüphelileri sağ baştan sıralayalım: 

  • Tabii ki Peter Sagan: Gök kuşağı mayosuyla bu yarışı, olmadı en azından bir tane daha anıtsal klasiği kazanmak isteyecektir ki, baş başa kaldıklarında kendisini cidden zorlayabilecek tek isim Fernando Gaviria da, Sagan’ın Poggio inişinde tıpkı Richmond kentinde düzenlelen Dünya Şampiyonasında yaptığı gibi atağa kalkıp fark yaratarak yarışı kazanmak isteyeceği… 
  • Fernando Gaviria‘nın da favori olduğunu belirtelim, zira kendisi geçen sene bitişe metreler kala acemiliğinden olsa gerek pozisyon alırken düşmüş ve Cancellara, Nibali ve Sagan üçlüsünü de ilk 10 dışına çıkartmıştı. Ancak bu sene rakibi pelotondaki diğer favorilerden çok bu sene emeklilik öncesi son sezonunu pedallayan takım lideri, abisi Tom Boonen. O yüzden Gaviria bir fırsat bulursan zafere uzan ama mümkünse kariyerinde bir Milano-Sanremo eksikliğini yaşayan Tom Boonen’e yazık etme, 2014 yılında Niki Terpstra misali…
  • Madem ismini andık, Nibali bu sene Milano-Sanremo’da pedallamayacak; geçtiğimiz seneler yaptığı ataklarla yarışı heyecanlandıran büyük şampiyon halihazırda yeni biten Tirreno-Adriatico haftalık turunda da iyi bir performans çizmedi; baba yorgun diyoruz.
  • Olimpiyat şampiyonu Greg Van Avermaet mutlaka altın madalyasının yanına bir anıtsal klasik zaferi eklemek isteyecektir, artık kendisini bir klasikçi olarak görüyorsa yarı klasik zaferlerin yetersiz geldiğini görmüştür; kariyerini bu saatten sonra uçuşa geçirecek olan şey bir anıtsal klasik zaferi!
  • Geçen sene Arnaud Demare‘ın ardından yarışı gidonunu yumruklaya yumruklaya dördüncü sırada tamamlayan pelotonun boksörü Nacer Bouhanni… Bu iki Fransız için eh işte diyebiliriz; büyük resmi gören bizleri şaşırtacak ikili deyip geçelim.
  • 2015 yılının kazananı John Degenkolb geçen sene koruyamadığı ünvanını bu sene savunmak isteyecektir.
  • Luca Paolini’nin kokain dopingi ve zorunlu emekliliği sonrası adam akıllı bir zafere imza atamayan Alexander Kristoff da ihtimali az iddialılar arasında; neticede 2014 kazananı kendisi.
  • Team SKY içinde ise üç kişi olağan şüpheli: Ian Stannard fırsatını bulursa zafere uzanabilecek bir isimken, Elia Viviani‘nin bunca dişli rakip arasında şansı sıfıra yakın, Michal Kwiatkowski ise geçen sene Poggio inişinde şansını denemiş ama peloton bir yere kadar former champ diyerek kendisini yutmuştu.
  • Tabii ki gönül wild card takımlarından birisinin, Androni Giocattoli, Wilier Triestina, Bardiani – CSF, Cofidis, Solutions Credits, Gazprom – Rusvelo, Nippo – Vini Fantini, team Novo Nardisk, kazanması.

 

Daha fazlası için

Bir Cevap Yazın