Sonsuz Aşk: Giro d’Italia 2017

Yılın ilk büyük turu, Giro d’Italia bugün başlıyor!

100. yaşını kutlayan yılın ve gönüllerin en güzel, en tutkulu, en pembe sevdası Giro d’Italia bu sene yüzüncü yıla yakışır şekilde İtalya sınırları içinde.

 

21 etap, 3 dinlenme günüyle 3605 km uzunluğundaki pembe destan Sardunya adasındaki sprinter pedalların Maglia Rosa sevdasını dindirecek üç düz  etap sonrası, Sicilya Adasına, çizmenin ucuna doğru geçip pelotonu Etna Dağının eteklerine bırakıyor. Tabii bu esnada Palermonun güzelliklerini tüm dünyaya gösterecek ilk dinlenme gününde peloton adadan adaya geçiş ve transfer telaşını üzerinden atacak. Giro’nun ilk dağlık etabı burada pelotonu selamlayacak: Etna Yanardağı eteklerinden zirveye doğru uzanan etapta geçen senenin şampiyonu Vincenzo Nibali atak yapıp pembe mayoyu kazanmak isteyecektir; zira bir sonraki gün pedallanacak 5. etap doğduğu topraklarda sona erecek: Ver elini Messina Boğazı!

Fotoğraf 2010 yılında 93. kez pedallanan İtalya Bisiklet Turunun 15. etabından… Venedik şehrinin dibindeki Mestre köyünde başlayan 222 km uzunluğundaki etap 1735 metre rakıma konuşlu Monte Zoncolan zirvesinde sona erecekti. Binlerce bisiklet sevdalısı Maglia Rosa mücadelesi için Zoncolan zirvesine akın etmişti.

Geçen sene Hollandadan başlayan Giro, buradaki üç etap geride kaldıktan sonra güneye inmiş ve çizmenin bağcıkları misali ilmek ilmek kuzeye uzanmıştı. Bu sene ise anakarayı geçtikten sonra Adriyatik Denizi kıyılarındaki üç etap sonrası peloton daha da deniz yüzü görmeyecek, geçerli olan tek söylem: Dağlardır benim meskenim! Diyor ve arttırıyoruz: 9. etap turun ikinci zirve bitişine ev sahipliği yapıyor. 152 km uzunluğundaki etabın sonu Blockhaus zirvesinde sona ererken ardından ikinci dinlenme günü geliyor. Kolay değil, 100. yılda Giro İtalyayı boydan boya geçecek, haliyle dinlenme günleri bu kadar bol tutulmuş.

Turun ikinci dinlenme günü ardına saklanan ilk zamana karşı etabı bireysel olarak pedallanacak. İnişli çıkışlı bir profile sahip 40 km uzunluğundaki etap tırmanış ve fazla sayıda trafik düzenlemesi, son km içinde sağa – sola dönüş ve adalar içeriyor ki bunlar tırmanıştan daha fazla zaman çalan etmenler!

Fotoğraf Giro d’Italia 2014, Montecampione zirvesinde biten 15. etaptan. Karenin ortasında zafere doğru pedallayan isim ise Astana takımının genç İtalyan yıldızı Fabio Aru’dan başkası değil.
2014 yılında 97. kez pedallanan Giro d’Italia’nın Montecampione zirvesinde sona eren 15. etabında favoriler son tırmanışın eteğine geldiklerinde kendileri peloton geride kalan herkes ise grupetto olmuştu. Maglia Rosa – Pembe Mayoyu sırtında taşıyan Rigoberto Uran Uran’ın (Omega Pharma-QuickStep 2014) işi gerçekten zordu, içinde bulunduğu zafere aç grup içindeki rakipleriyle mayosu arasında daha üç dağlık etap bir de zamana karşı etabı vardı. Dile kolay Giro’da Pembe Mayo dağlık etaplara gelene dek tam 5 kez el değiştirmişti, Maglia Rosa’ya ulaşmak zor, korumak ise daha da zordu!

Kuzeye doğru süren yolculuk boyunca peloton son dinlenme gününe dek inişi çıkışlı etaplarla boğuşacak diyebiliriz: Son dinlenme günü sonrası Giro’nun geçilecek en yüksek zirvesi Cima Coppi bu sene tabii ki karlar altında yüz bin kaplan gücündeki Passo Dello Stelvio! İtalya sınırları dışına taşan 16. etap insafsız bir bölüm sonu canavarı! Zira 222 km uzunluğundaki etapta, Nisan ayında yitirdiğimiz pelotonun gülen yüzü Michele Scarponi’ye adanan Passo Del Mortirolo ve Passo Dello Stelvio ve Umbrailpass, üç dağ geçidi zirvesi geçilecek; insafsız olan ise Stelvio dağ geçidinin iki kez farklı yönden tırmanılacak olması! İtalyan pedalların hem Mortirolo hem de Stelvio dağ geçitlerinden ilk sırada geçmek için canla başla mücadele edecekleri kesin!

 

Kuzey İtalya demiştik değil mi? Colle dell’Angello dağ geçidinden İsviçreye, oradan da Avusturyaya dek İtalyanın kuzey sınırı dağlarla çevrili ve son derece çetin, Roma ve Milano ise düzlükte kaldığı için asıl mücadele burada, kuzeyde! Milanoda bireysel zamana karşı etabına dek pedallanacak dört etap da dağlık ve genel klasman favorilerinin işleri hiç de kolay değil!

Giro d’Italia’nın Le Tour ya da La Vuelta’ya benzememesinin bir diğer nedeni hiçbir zaman Maglia Rosa, pembe mayonun çantada keklik olmaması; öyle son sürat iniş atağı yaptım, sonra takımımla oluşturdum Voltranı, korudum mayoyu son etaba dek diyemiyorsunuz! Geçen seneki Giro’da İtalyadan Pinerolo kentinden başlayıp Fransaya Risoul kentine uzanan 162 km uzunluğundaki 19. etaba gidelim… Geniş omuzlarıyla peloton içinde anında fark edilen ve bize ismini ezbere yazdırmayı başaran LottoNL-Jumbo takımının upuzun Hollandalı pedalı Steven Kruijswijk sırtında Maglia Rosa, önünde İtalyan ulusal şampiyonluk mayosuyla Messina Shark Vincenzo Nibali, Kolombiyalı Esteban Chavez varken İtalya ile Fransa arasındaki doğal sınırı oluşturan turun Cima Coppi’si karlarla kaplı Colle dell’Angello dağ geçidini inerken frenleme mesafesini kestiremeyip kenardaki buz ve kar yığınlarına çarpıp takla atmış ve çoktan önde köpekbalığı edasıyla inişe  geçen Nibali de zafere uzanıp kendisi için 15. etapta yaşadığı teknik sorun yüzünden bitti denilen Giro’yu kazanmaya yaklaşmış, bir etap sonra da merhum Michele Scarponi’nin müthiş desteğiyle kazanmıştı! / Fotoğraf: Yuzuru SUNADA

 

 

Bu yüzden Giro d’Italia için bir favori yok, acı, ter, kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş peloton içinde sağ kalan tek bir kişi var ki, o da Milanoda, güneşin her zaman bizi beklediği şehirde Maglia Rosa içinde 100. yılın şampiyonu olacak!

99. Giro dItali şampiyonu Vincenzo Nibali geçen sene ikinci Giro zaferini kutlarken!

One comment

Bir Cevap Yazın