O an: Giro d’Italia 2010: 15. Etap: Mestre → Monte Zoncolan
Monte Zoncolan stadyumuna hoş geldiniz!
Giro demek İtalyanın amansız dağları demek; Pembe Mayoya ulaşmak bu yüzden hiçbir zaman kolay olmadı! Monte Zoncolan, Passo dello Stelvio, Mortirolo, Montecampione, Colle delle Finestre, Sestriere ve daha nicesi… Dağ geçitleri, zirveler, keskin inişler, Milanodan Sanremoya uzanırken sıra sıra tepecikler, serpesere Akdeniz, tozlu yollarıyla Toskana, üzüm bağları, Il Campionissimo Coppi, Garin, Bartali, Gimondi, Binda, Pantali, Bottecchia, Moser, Nencini, Magni, Basso, Nibali… köy köy, sokak sokak bisiklet yapılan atölyeler ve bisiklet sevdalısı kocaman bir ülke ve de Maglia Rosa!
Fotoğraf 2010 yılında 93. kez pedallanan İtalya Bisiklet Turunun 15. etabından… Venedik şehrinin dibindeki Mestre köyünde başlayan 222 km uzunluğundaki etap 1735 metre rakıma konuşlu Monte Zoncolan zirvesinde sona erecekti. Binlerce bisiklet sevdalısı Maglia Rosa mücadelesi için Zoncolan zirvesine akın etmişti.
Monte Zoncolan eğim profili
Adeta bir stadyuma dönen Zoncolanın zirvesine uzanan büklüm büklüm yolun kenarında saatlerce pelotonun acıyı karşı geçit törenini bekleyen binlerce insanın odaklandığı tek isim Pembe Mayoya ulaşmak için çabalayan Ivan Basso‘dan başkası değildi.
Kadraja girmemiş olsa da dünya şampiyonu mayosu ile Cadel Evans (BMC Racing Team, 2010) da yaklaşık bir buçuk dakika farkla Bassonun arkasında, Pembe Mayoya bu kadar yakınken kaybetmemek için, zafer için, dahası kariyerindeki bir eksiklik için mücadele ediyordu! Etabı, Pembe Mayoyu sırtında taşıyan David Arroyoya (Caisse d’Epargne, 2010) 3 dakika 50 saniye fark atarak kazanan Ivan Basso bir anda genel klasman mücadelesinde ilk 10’a girerek, bir yere gitmedim, ben de varım diyordu.

14. Etabın sonuna doğru… En öndeki isim Michele Scarponi, hemen ardında ise Korkunç Ivan Basso ve o senenin süper domestiği, gelecek senenin gözüpek lideri Messina Camgözü Vincenzo Nibali var. Etap zaferi, 2013 yılında Giro’yu kazanacak olan Nibali’nin oluyor.
İtalyanlar mı? Ferrara → Asolo arasında pedallanan 201 km uzunluğundaki zirvede biten 14. etabı ilk üç sırada üç İtalyan ismin; Vincenzo Nibali, Ivan Basso (Liquigas – Doimo, 2010) ve Michele Scarponi (Androni Giocattoli – Serramenti PVC Diquigiovanni, 2010); bitirmesiyle zaten kendilerinden geçmişlerdi; Maglia Rosayı bir İtalyanın kazanması ise bütün İtalyayı pembeye boyamaya yetecekti!
15. Etap: Monte Zoncolan tırmanışı

Aprica kentinde sona eren 19. etapta bitiş çizgisinden yine 14. etapta olduğu gibi üç İtalyan isim geçiyor: Scarponi, Basso ve Nibali. Yalnız tek farkla: Ivan Basso pembe mayoya uzanırken Liquigas – Doimo ikilisi için çalışan Michele Scarponi bu kez mükafatını etap zaferiyle alıyor.
Nitekim 6 gün sonra Ivan Basso, Kuzey İtalyadaki Brescia kentinden başlayıp Apricada sona eren 195 km uzunluğundaki 19. etapta zorlu Mortirolo zirvesine doğru Pembe Mayoyu taşıyan David Arroyonun formsuzluğunu görünce atağa kalktı. Arroyo ve içinde bulunduğu grubun iyice geriye düşmesini fırsat bilen Basso, süper domestiği Vincenzo Nibali ile birlikte atağına devam edip Mortirolo zirvesinden Apricaya, Michele Scarponi’nin peşinden ilk inen grup olunca Pembe Mayoyu da ele geçirmiş oluyordu.

14. Etapta ele geçirdiği Pembe Mayoyu 5 etap sonra 51 saniye ile kaybetmek… David Arroyo’nun macerası buraya kadardı.
Etabı 3 dakika geriden Cadel Evans ile birlikte tamamlayan David Arroyo ise 51 saniye farkla Pembe Mayoyu Giro’nun bitmesine sadece iki gün kala kaybediyordu.

Lekesiz Şampiyon! Belki 2010 Giro’da başaramadı Cadel Evans, gökkuşağı mayonun laneti üzerindeydi ama, bir yıl sonra Tour de Franceda istediğini alacak, Maillot Jaune Pariste kendisinin olacaktı.
Zoncolanın zirvesinden Pembe Mayoya ulaşan Ivan Basso ne yazık ki üç sene sonra, kariyerine iki Giro şampiyonluğu dışında (2006 ve 2010) başka bir büyük tur zaferi ekleyemeden, adı doping skandallarıyla anılan ve bu geçmişi kanıtlanan “doktor kan” lakaplı İspanyol Eufemiano Fuentes ile Fransa Bisiklet Turunu (Le Tour de France) kazanabilmek için toplamda 70000 Avroya varan bir sporcu sağlığı tedavi ve terapisi karşılığında anlaşmaya vardığını itiraf ederek geçmişteki zaferlerine gölge düşürecekti.

Eufemiano Fuentes hiçbir zaman dopingle suçlanmadı: Davanın başladığı 2006 yılında doping yapmak İspanyol yasalarına göre suç değildi. Bu nedenle Fuentes ve diğer dört sanık, uyuşturucu, spor müsabakalarında hile ya da diğer suçlamalarla değil “halk sağlığını tehlikeye atmak” suçlamasıyla yargılandılar. Fuentes, verdiği bir mülakatta, yaptığı uygulamaların “terapi amaçlı” olduğunu ve tek kaygısının “sporcuların sağlığı” olduğunu söylemişti. Hem de ne kaygı!
Ivan Basso itirafından sonra herhangi bir yaptırıma maruz kalmazken 30 yıl boyunca onlarca belki de yüzlerce sporcuya doping uygulayan İspanyol doktor Eufemiano Fuentes ise Puerto Operasyonu sonrasında sadece 4 yıl görev yapamama cezası alacaktı.
Sonrası mı? Basso, ne yazık ki 2015 yılında Tour de France devam ederken, 9. etap sonrası geçilen Pau kentindeki dinlenme gününde yaptığı basın toplantısı ile testis kanseri olduğunu açıklayarak emekli olduğunu ilan etti.
Biz yine de pelotonun “korkunç” tırmanışçısı Ivan Basso’yu aşağıdaki kareyle hatırlayalım. Çünkü Giro demek zarif bir rengin, pembenin, peşinde inanılmaz acılar çekerek, kan, ter, acı ve göşyaşı içinde pedallamak demek.
Daha fazlası için
- EuroSport Türkiye
- Ekşi Sözlük’te
- BBC Türkçe Servisi: Doping skandalı ve Madrid’in Olimpiyat hayalleri
- The Telegraph: Eufemiano Fuentes accused of ‘endangering public health’ in Madrid court following 2006 Operation Puerto scandal




Pingback: Giro2021 13. Etap: Ravenna → Verona, 197 km